Okunma :4767
Siyasi İlişkiler
Almanya, siyasi, ekonomik ve kültürel açılardan Türkiye’nin en önemli partnerlerinden biridir.
Yılda 12 Milyar Euro’luk ticaret hacmiyle Almanya bir numaralı ticaret ortağımız olup, 4.2 milyar Euro’luk dış yatırımıyla ülkemizdeki yabancı sermaye sıralamasında üçüncü sırada gelmektedir. Üç milyonu aşkın Alman turist ülkemizi ziyaret etmektedir. Mali ve teknik işbirliği konularında da Almanya Türkiye’nin bir numaralı partneri konumundadır.
Yukarıdaki alanlardaki yoğun ilişkilerimizin yanı sıra, bu ülkede yaşayan 2.5 milyon dolayındaki Türk toplumu, Türk-Alman ikili münasebetlerini diğer ülkelerle ilişkilerimizde eşine rastlanmayacak ve zaman zaman iki ülkenin iç politikalarını etkileyebilecek ölçüde özel bir konuma sokmaktadır.
Yoğun ve karmaşık bir yapı arzeden ikili ilişkilerimizin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla bu ülkeyle bir çok alanda düzenli istişare mekanizmaları oluşturulmuştur. Türk-Alman İşbirliği Konseyi, İkili Siyasi İstişareler, Türk-Alman Çalışma Grubu, Türk/Alman Karma Eğitim Uzmanları Komisyonu ve Daimi Kültür Komisyonu bu çerçevedeki örnekler olarak gösterilebilir.
Türkiye ve Almanya arasında sadece ikili planda değil, aynı zamanda Avrupa düzeyinde ve uluslararası planda da yoğun bir ilişkiler yumağı oluşmuş bulunmaktadır. Uluslararası güvenlik alanında bu ülkeyle işbirliğimizin temel forumunu NATO ittifakı teşkil etmektedir. Ayrıca, iki ülke Avrupa Konseyi, AGİT gibi Avrupa teşkilatları bünyesinde işbirliği içerisindedirler.
Son olarak, Türkiye'nin AB'ne katılım adayı statüsünü kazanmasıyla birlikte, bu ülkeyle münasebetlerimize yeni ve çok önemli bir boyut eklenmiştir.
Yakın zamana kadar Almanya ile ikili ilişkilerimiz inişli çıkışlı bir seyir izlemiş, zaman zaman dış politika boyutundan çıkarak iki ülkenin iç politikasında da yansımalar yaratan krizler yaşanmıştır.Ancak, 1999 yılı bir dönüm noktası olacak şekilde, son birkaç yıldır Almanya’yla ilişkilerimize olumlu bir atmosfer ve dinamizmin hakim olduğu müşahade edilmektedir.
Geçmişte ilişkilerimizi gerginleştiren unsurlarlan birini, bir önceki CDU/CSU/FDP Hükümetinin AB’ne üyelik perspektifimize destek vermemesi teşkil etmişti. 1998 yılındaki seçimlerde SPD/Yeşiller koalisyonunun iktidara gelmesinden sonra Alman hükümetinin bu tutumda köklü bir değişikliğe giderek Türkiye’ye adaylık statüsü tanınmasında öncü rol üstlenmesi, ikili ilişkilerimizi ciddi bir darboğazdan çıkartmıştır. Alman Hükümetinin ülkemizin AB katılım sürecine verdiği destek sürmektedir. Bu alanda Türkiye ve Almanya arasında yoğun istişareler yapılmaktadır.
2002 yılı Türk-Alman ilişkilerinin genel değerlendirmesini yapmak gerekirse, yıl içerisinde Almanya ile ilişkilerimizin ana gündem maddelerini AB bağlantılı konular oluşturmuştur . Özellikle Aralık ayındaki AB Kopenhag Zirvesinin yaklaşmasına paralel olarak, Alman Hükümetinin ülkemize müzakerelere başlama tarihi verilmesi konusunda izleyeceği tutum büyük ehemmiyet kazanmıştır. 2002 yılının son birkaç ay içinde Türkiye’den Almanya’ya yönelik üst düzey ziyaretler en yoğun seviyeye ulaşmış, Türkiye’deki 3 Kasım seçimlerinden hemen sonra, AK Parti Genel Başkanı Sayın Tayyip Erdoğan ve Sayın Cumhurbaşkanımız arka arkaya Berlin’e gelerek temaslarda bulunmuşlardır.
İlişkilerimize 2002 yılı içinde dahil olan yeni bir konu, Almanya’nın Afganistan’da ISAF’ın komutanlığının Türkiye’den devralmaya hazır olduğunu açıklamasıyla belirmiştir. Sözkonusu devir-teslimle bağlantılı olmak üzere, Türkiye ve Almanya arasında özellikle teknik seviyede yoğun temaslar yapılmıştır.